AGS’ye Hazırlıkta Doğru Program Nasıl Hazırlanır?
Program Yapmak Yetmez, Uygulanabilir Bir Sistem Kurmalısınız
Önceki yazımızda AGS hazırlığına sağlam bir başlangıç yapabilmek için hedef belirlemenin, mevcut seviyeyi doğru değerlendirmenin ve sürdürülebilir bir çalışma düzeni kurmanın öneminden söz etmiştik.
Şimdi ise sürecin en kritik aşamalarından birini biraz daha açalım:
Çalışma programı hazırlamak.
Çünkü AGS’ye hazırlanan birçok aday ne çalışması gerektiğini bilmediği için değil, bildiklerini doğru bir programa dönüştüremediği için zorlanıyor.
Renkli kalemlerle hazırlanmış, bütün günün saat saat doldurulduğu programlar ilk bakışta oldukça etkileyici görünebilir. Ancak bir programın güzel görünmesi, uygulanabilir olduğu anlamına gelmez.
Unutmayın:
En iyi program, en yoğun program değil; sürdürülebilen programdır.
Programınız Hayatınıza Uymalı
Çalışma programı hazırlarken yapılan en büyük hata, başkasının programını kendi hayatımıza uyarlamaya çalışmaktır.
Bir arkadaşınız günde sekiz saat çalışıyor olabilir. Sosyal medyada takip ettiğiniz bir aday sabah 05.00’te güne başlayabilir. Başka biri bir haftada üç farklı kaynağı tamamlayabilir.
Ancak onların zamanı, sorumlulukları, öğrenme hızı ve mevcut bilgi düzeyi sizden farklıdır.
Bu nedenle program hazırlamadan önce kendinize dürüstçe şu soruları sormalısınız:
- Günlük gerçek çalışma sürem ne kadar?
- Hangi saatlerde daha verimli çalışıyorum?
- AGS ve ÖABT açısından hangi derslerde daha fazla eksiğim var?
- Konu öğrenmeye mi, soru çözmeye mi daha fazla zaman ayırmalıyım?
- Çalışmamı aksatabilecek sorumluluklarım neler?
- Haftanın hangi günleri daha yoğun, hangi günleri daha müsaitim?
Bu sorulara gerçekçi cevaplar vermeden hazırlanan program, birkaç gün sonra bozulmaya mahkûmdur.
Programınızı hayalinizdeki kişiye göre değil, bugünkü hayatınıza göre hazırlamalısınız.
Önce Haftalık Hedefinizi Belirleyin
Program hazırlamaya doğrudan günleri ve saatleri doldurarak başlamayın. Önce o hafta sonunda nereye ulaşmak istediğinizi belirleyin.
Örneğin:
- Bir konuyu tamamlamak,
- Belirlenen soru sayısına ulaşmak,
- Önceki konuların tekrarını yapmak,
- Bir deneme çözmek,
- Yanlış ve boş soruları analiz etmek,
- Eksik kalan bir alan konusunu yeniden çalışmak.
Haftalık hedefiniz açık değilse günlük çalışmalarınız birbirinden kopuk hâle gelir. Gün boyunca çalışırsınız fakat hafta sonunda ne kadar ilerlediğinizi göremezsiniz.
Bu nedenle her haftaya şu soruyla başlayın:
“Pazar akşamı geldiğinde hangi konuları tamamlamış, hangi eksiklerimi azaltmış olmak istiyorum?”
Bu sorunun cevabı, haftalık programınızın temelini oluşturur.
AGS ve ÖABT Dengesini Doğru Kurun
AGS–ÖABT süreci tek yönlü bir hazırlık değildir. Bir tarafta AGS dersleri, diğer tarafta alan bilgisi bulunur. Sadece sevdiğiniz ya da kolay ilerlediğiniz bölüme ağırlık vermek, zamanla iki alan arasındaki farkın açılmasına neden olabilir.
Bu nedenle programınızda iki kulvar da mutlaka görünür olmalıdır.
Her gün bütün derslere çalışmak zorunda değilsiniz. Fakat hafta içinde hiçbir alanı tamamen boş bırakmamalısınız.
Derslerinize eşit süre vermek de her zaman doğru değildir. Çünkü eşit süre, eşit ihtiyaç anlamına gelmez.
Bir derste temeliniz güçlüyse kısa tekrarlar ve soru çözümü yeterli olabilir. Başka bir derste ciddi konu eksiğiniz varsa o derse daha fazla zaman ayırmanız gerekir.
Doğru program, bütün derslere aynı süreyi dağıtan değil; ihtiyaca göre önceliklendirme yapan programdır.
Günlük Programınızı Görevlerle Oluşturun
“Bugün üç saat çalışacağım.” demek bir program değildir. Bu yalnızca bir süre hedefidir.
Bunun yerine çalışma görevlerinizi açık biçimde yazın:
- ✔ Konu anlatımını izle veya oku.
- ✔ Konuyla ilgili kısa not çıkar.
- ✔ Belirlenen sayıda soru çöz.
- ✔ Yanlış ve boş soruları incele.
- ✔ Günün sonunda 15 dakikalık tekrar yap.
Görevleriniz ne kadar somut olursa masaya oturduğunuzda ne yapacağınızı düşünerek o kadar az zaman kaybedersiniz.
Örneğin:
Belirsiz görev: Eğitim Bilimleri çalışacağım.
Somut görev: Öğretim Yöntem ve Teknikleri konusunun ilk bölümünü tamamlayacağım, 40 soru çözeceğim ve yanlışlarımı analiz edeceğim.
İkinci ifade, çalışmaya başlamayı kolaylaştırdığı gibi gün sonunda ilerlemenizi değerlendirmenizi de sağlar.
Programınızı Dakikalarla Boğmayın
Özellikle hazırlığın başlangıcında programın her dakikasını doldurmak doğru değildir.
08.00’de konu anlatımı, 09.15’te soru çözümü, 10.05’te tekrar şeklinde hazırlanan aşırı ayrıntılı programlar; küçük bir gecikmede tamamen bozulabilir. Program bozulduğunda da aday, günün geri kalanını kaybettiğini düşünebilir.
Bunun yerine gününüzü çalışma bloklarına ayırabilirsiniz:
Böylece başlangıç saatiniz biraz değişse bile günün temel görevlerini koruyabilirsiniz.
Programınız sizi yönetmek için değil, size yön göstermek için vardır.
Tekrarı Programın Sonuna Bırakmayın
Bir konuyu bir kez çalışmak, o konuyu öğrenmek anlamına gelmez.
Öğrenmenin kalıcı hâle gelmesi için tekrarın program içinde önceden belirlenmesi gerekir. “Vakit kalırsa tekrar yaparım.” düşüncesi genellikle tekrarın hiç yapılmamasıyla sonuçlanır.
Bu nedenle programınızda üç tür tekrar bulunmalıdır:
Tekrar, konu çalışmasından arta kalan zamanda yapılan bir faaliyet değildir. Çalışma sisteminin temel parçalarından biridir.
Soru Sayısından Önce Soru Analizine Odaklanın
Programlarda en sık gördüğümüz hedeflerden biri şudur:
“Bugün 300 soru çözeceğim.”
Soru sayısı ölçülebilir bir hedef olduğu için faydalıdır. Ancak tek başına yeterli değildir.
300 soru çözüp yanlışlarını incelemeyen bir aday ile 150 soru çözüp her yanlışının nedenini analiz eden bir aday aynı şekilde ilerlemez.
Bu nedenle programınıza yalnızca soru çözümünü değil, soru analizini de ekleyin.
Her yanlışta kendinize şu soruları sorun:
- ➤ Bilgi eksiğim mi var?
- ➤ Soruyu dikkatsiz mi okudum?
- ➤ İki kavramı birbirine mi karıştırdım?
- ➤ Yorumlama hatası mı yaptım?
- ➤ Zaman baskısı nedeniyle mi yanlış yaptım?
Yanlışınızın nedenini bulmadan yalnızca doğru cevabı görmek, aynı hatayı yeniden yapmanıza engel olmaz.
Telafi Alanı Bırakın
Hayat her zaman hazırladığımız programa göre ilerlemez. Beklenmedik bir iş, sağlık sorunu, aile sorumluluğu veya verimsiz geçen bir gün olabilir.
Bu nedenle haftanın tamamını yüzde yüz doldurmayın. Programınıza mutlaka bir telafi alanı ekleyin.
Tampon zaman bırakılmayan programlarda tek bir aksama, sonraki bütün günlerin görevlerini etkiler. Aday biriken çalışmaların altında kalır ve bir süre sonra programı tamamen bırakır.
Haftada yarım gün veya birkaç çalışma bloğunu telafi için ayırabilirsiniz. Eksik göreviniz yoksa bu zamanı tekrar, deneme analizi ya da dinlenme amacıyla kullanabilirsiniz.
Esnek program disiplinsiz program değildir. Aksine, gerçek hayata uyum sağlayabilen programdır.
Her Akşam Kendinize Hesap Verin
Programın asıl gücü, hazırlanmasında değil takip edilmesindedir.
Her akşam yalnızca beş dakikanızı ayırarak şu üç soruyu cevaplayın:
Buradaki amaç kendinizi suçlamak değildir. Amaç, çalışma sisteminizi tanımaktır.
Sürekli tamamlanamayan bir program varsa hemen “Ben disiplinsizim.” sonucuna varmayın. Belki de günlük hedefleriniz gerçekçi değildir. Belki çalışma süreleriniz gereğinden uzundur. Belki zorlandığınız dersleri sürekli günün en verimsiz saatine bırakıyorsunuzdur.
Program sadece sizi değil, çalışma alışkanlıklarınızı da ölçmelidir.
Bir Gün Aksadıysa Her Şey Bitmiş Değildir
AGS hazırlığında en tehlikeli düşüncelerden biri şudur:
“Bugün programı uygulayamadım, artık geride kaldım.”
Bir günün verimsiz geçmesi sürecinizi bitirmez. Fakat o günün ardından tamamen vazgeçmek, küçük bir aksamayı büyük bir kayba dönüştürür.
Bir görevi tamamlayamadığınızda bütün programı ileriye taşımayın. Önce görevin hâlâ öncelikli olup olmadığını değerlendirin. Gerekliyse telafi alanına alın, değilse programdan çıkarın.
Programınıza bağlı olun fakat programınızın esiri olmayın.
Çünkü sınava hazırlık süreci kusursuz günlerin değil, aksamalardan sonra yeniden başlayabilenlerin yolculuğudur.
Bu Hafta İçin İlk Adımınız
Şimdi önünüzdeki yedi günü düşünün ve yalnızca şu adımları uygulayın:
- ✔ Gerçekçi çalışma sürenizi belirleyin.
- ✔ Haftanın üç temel akademik hedefini yazın.
- ✔ AGS ve ÖABT çalışmalarınızı dengeli biçimde yerleştirin.
- ✔ Her gün için somut görevler oluşturun.
- ✔ Tekrar ve soru analizine ayrı zaman ayırın.
- ✔ Haftaya bir telafi alanı ekleyin.
- ✔ Her akşam programın gerçekleşme durumunu değerlendirin.
İlk haftadan kusursuz bir program hazırlamaya çalışmayın. Programınızı uyguladıkça geliştirin.
Çünkü güçlü bir çalışma sistemi tek seferde kurulmaz; uygulanır, değerlendirilir ve yeniden düzenlenir.
Bir sonraki yazımızda, hazırladığınız bu programı sürdürülebilir hâle getirebilmek için tekrar sistemini nasıl kurmanız gerektiğini ele alacağız.
Unutmayın:
Program hazırlamak başlangıçtır. Asıl başarı, o programı takip etmek, sonuçlarını ölçmek ve gerektiğinde doğru değişiklikleri yapabilmektir.
“Siz zaferden değil, seferden sorumlusunuz.”
Bizim görevimiz; doğru hedefi belirlemek, sağlam bir plan kurmak ve şartlar ne olursa olsun yürümeye devam etmektir.





